oy pusulasının bağımsızlar bölümünde 5. sırada

« Önceki | Sonraki »

23/7/2007

basın toplantısı...

İzmir 1. Bölge Bin Umut Bağımsız Adayı Abdullah Levent Tüzel 22 Temmuz seçimlerine dair basın toplantısı düzenledi: 

“AKP’yi egemen güçler ve CHP yükseltti”

Emek Partisi eski Genel Başkanı ve Bin Umut İzmir 1. Bölge Bağımsız milletvekili adayı Abdullah Levent Tüzel, 22 Temmuz seçim sonuçlarını, “Büyük sermaye AKP’nin devamını istedi, CHP ve dayandığı güçler de bunların değirmenine su taşıdı” sözleri ile değerlendirdi.

Emek Partisi İzmir İl Örgütü’nde genel seçim sonuçlarını değerlendiren Tüzel, İzmir yerelindeki seçim sonuçları ile ilgili açıklamalarda da bulundu.

DTP ve EMEP İl yöneticilerinin de katıldığı basın toplantısında konuşan Tüzel, genel olarak sonuçlara bakıldığında İzmir’de geçmişte alınan oylarda bir düşme söz konusu olduğuna dikkat çekti. Güç birliğinin birinci bölgede 37 bin, ikinci bölgede 23 bin civarında oy aldığını aktaran Tüzel, her iki bölgede de 33 bin civarında geçersiz oy bulunduğunun altını çizdi. Bu geçersiz oyların özellikle Bin Umut bağımsız adaylarının meclise girmesine engel olmak için bağımsız adayların adlarının birleşik oy pusulasına konmasının bir sonucu olduğunu belirtti. Tüzel, birçok düzen partisi ile yarışan bir tanıtım kampanyası olmasına rağmen medyanın da bunları görmezden geldiğini söyledi.

CHP, AKP’nin çarkına su taşıdı

Güç birliğine oy vermiş tabandan da bir kısmının bu seçimde AKP’ye oy verdiğinin görüldüğünü aktaran Tüzel, “Bunu sağlayan etkenlerin başında topluma yön veren egemen güçlerin tercihleri gelmekte. Bir diğer önemli etken de CHP’nin 5 yıllık muhalefet anlayışı ve muhalefeti laiklik savunusu üzerinden sürdürmesidir. Toplumdaki kamplaştırma ve milliyetçi dalganın bilerek ve isteyerek yükseltilmesi, bunların AKP’ye kazandırdıkları da görmek gerekiyor. AKP karşıtı güçler bu tarzları ile AKP’yi halkın sorunlarını çözmek isteyen ama engellemeler karşısında çözemeyen bir mağdur durumuna sokmuşlardır” diye konuştu. AKP’nin 5 yıllık icraatında hem ekonomik hem siyasal planda halkın sorunlarını çözen değil derinleştiren bir politika yürüttüğünü belirten Tüzel, cumhurbaşkanlığı seçimi, IMF programlarının uygulanışı gibi belli başlı kaos ve kriz ortamında egemen çevrelerin AKP’yi desteklediğini, CHP’nin de bu değirmene su taşıdığını kaydetti. AKP’nin hükümet olmanın avantajlarını kullanarak çok büyük paralar saçtığını vurgulayan Tüzel, kömür yardımı, gıda yardımı, sağlık birimlerinin ücretsiz yapılması aldatmacası gibi uygulamaları “oya tahvil edilen seçim rüşveti” olarak değerlendirdi.

 

Seçimler adil yapılmadı

 

Seçimlerin başından itibaren adil olmadığını belirten Tüzel, “Özgür ortamda yapılmadı. Biz bağımsızlar açısından da eşit koşullarda hiçbir zaman olmadı. Birleşik oy pusulası, fiili engellemeler, propagandada eşitsizlik… Birinci bölgede 33 bin geçersiz oy düşünüldüğünde, öncelikle seçim kuruluna itiraz edeceğiz. Bu seçim koşullarını bir insan hakları sorunu, eşitsizlik örneği olarak uluslararası yargıya da taşıyacağız” diye konuştu. Tüzel, eşit, adil, özgür seçim koşullarını sağlama mücadelesinin hem meclise seçilen Bin Umut bağımsız milletvekilleri tarafından, hem de halk muhalefeti olarak yığınlar içerisinde sürdürüleceğini söyledi. İzmir’de bin umut adaylarını destekleyen partilerin, aydın, bilim insanı, yazarların katılımı ile çok canlı bir çalışma sürdürüldüğüne işaret eden Tüzel, seçimlerin İzmir’de birleştirici, bütünleştirici bur rol oynadığını belirtti. Şimdiye kadar bu güç birliğine çekingen davranan birçok çevrenin oyunun alındığını da kaydeden Tüzel, AKP’nin oy yükselişinde pilot bölge olarak İzmir’i seçerek yüklenmesinin yanı sıra, Cumhuriyet mitingleri açısından CHP’nin pozisyonunun Bin Umut bağımsız adaylarının istenilen sonucu elde etmesine engel olduğunu dile getirdi.

Halkı aydınlatma görevimiz devam ediyor

Tüzel, “Kimi sorumsuz liberal solcuların, ya da toplum dışı aydın tutumlarının yaptığı gibi, yıllardır ezilmiş halkımızı suçlayan tutum bizim tutumumuz olamaz. Bizim tutumumuz halkımızı bütün bu güçlükler, zorlu koşullar karşısında uyarmak, aydınlatmak, birleştirmek ve bu doğrultuda mücadeleye devam etmektir. Bu sonuçların sorumlusu AKP; MHP, CHP’ye oy veren insanlarımızı değildir. Onlar bizim insanlarımızdır. Bizler bu insanlarımızın kara propagandadan etkilenmesini engellemekle görevliyiz. Onları aydınlatmakla sorumluyuz ve seçimlerden hemen sonra meclisteki tartışmalarda ve onun dışında yapacağımız çalışmalarda bu görevi daha hızlı bir şekilde sürdüreceğiz” dedi.

Basın toplantısında konuşan DTP İzmir İl Başkanı Mehmet Bayraktar da İzmir’de istenilen sonucun alınmamasına rağmen diğer illerden meclise giren Bin Umut milletvekillerinin umudun sesi olacağını dile getirdi. Bayraktar, İzmir’deki seçim sonuçları ile ilgili değerlendirmeleri en kısa zamanda yaparak gerekli dersleri çıkaracaklarını sözlerine ekledi.


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Kategorilerim

Arkadaşlarım


Son Yorumlar

selam abim
Sevgili abim

Tüm gücümüzle halkı aydınlatmalı, birleştirmeliyiz. Bütün demokrat ve ilerici güçleri bu süreçte kenetlenmeye ve Bin Umut Adayları etrafında birleşmeye çağırıyorum... Şahismail ÖZOCAK

bin umut manisa mitingi

emek barış kardeşlik